Tarih 2018-06-19T12:34:36+00:00

SORULARLA TARİH BÖLÜMÜ

Neden ​​Tarih Bölümünde ​​okumalıyım?

İbn Haldun Tarih Lisansı öğrencilerine karşılaştırmalı bir tarih vizyonu sunuyoruz. Bu sebeple, öğrencilerimiz sadece Türkiye tarihi değil aynı zamanda Avrupa ve Asya tarihi hakkında da malumat sahibi olacaklar. Örneğin, “Çin, Hindistan ve Japonya” dersi öğrencileri Asya kıtasına açacak, “Üç Barut İmparatorluğu: Osmanlı, İran ve Mughal” 16. yüzyılın üç hükümran Müslüman devletini mukayeseli olarak inceleme imkânı verecek. Sadece tarihi metinler değil, aynı zamanda edebiyat, sanat ve sinema üzerinden okumalar yaparak geniş bir perspektif ve hatırı sayılır bir entelektüel birikimle mezun olacaklar. Örneğin, “Sanat ve Edebiyat Nazarıyla Dünya Tarihi” yahut “Film ve Edebiyat Yoluyla Rusya Tarihi” gibi dersler alarak hem entelektüel bilgi birikimi hem de olaylara yaklaşım tarzı bakımından müstesna bir yetiye sahip olacaklardır. Elbette alet ilimlerine, bilhassa dil öğrenimine, büyük bir önem atfediyoruz. Türkiye’de yetişen iyi bir tarihçinin, zaman içinde Doğu ve Batının üçer dilini iyi bilmesi beklenir. Bunlar Arapça, Farsça ve Türkçe (Osmanlıca) ile Almanca, İngilizce ve Fransızcadır.

İnter-disipliner bir öğretim sürecinden geçmiş olan öğrenciler, birikimleri ve geniş bakış-açıları sayesinde önlerinde kısıtlı bir iş manzumesi bulmazlar. Her şeyden önce bu öğrenciler mezun olduklarında iyi derecede iki yabancı dil biliyor, geniş bir kültür birikimine sahip ve dünyanın farklı ülke tarihlerinin mukayeseli analizini yapmış olacaklar. Bu bakımdan Dışişleri Bakanlığı ve sair diplomatik birimlerde uzmanlık yapmaları mümkündür. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Arşivler (Başbakanlık, Vakıflar, Genel Kurmay, vb.), Tapu Daireleri, Saraylar, Müzeler, dünyanın herhangi bir yerindeki (özellikle Türkiye veya Osmanlı koleksiyonu bulunan) kütüphaneler, nitelikli turist rehberliği, düşünce kuruluşları gibi olanaklar mümkündür. Ayrıca devlet okulları veya iyi maaşlarla kolejlerde öğretmenlik yapılabilir. Çift anadal imkanıyla bu yelpaze daha da genişletilebilir. İbn Haldun Tarih öğrenimi görmüş birinin Türkiye ya da yurt dışında yüksek tahsiline devam etmesi de makul seçeneklerden biridir.

Sosyal bilimler alanının coğrafya, sosyoloji, felsefe, siyaset bilimi, antropoloji gibi herhangi bir alanına ilgi duyanlar, prensip olarak, Tarih Bölümünü tercih edebilirler. Kişinin geniş bir kültüre, genel akademik yeteneğe, bilimsel merak ve tutkuya ve yazma yeteneğine sahip olması beklenir. Disipliner anlamda ilerlemek isteyenler için arşiv çalışması ve tarihi vesikalar üzerinde çalışmak uzun bir araştırma sürecini gerektirebilir. Bu nedenle tarihçi sabırlı, çalışmaktan bıkmayan bir kimse olmalıdır.

Bu bölümü neden​​ İbn ​​Haldun ​​Üniversitesinde ​​okumalıyım?

Her şeyden önce Tarih Bölümünün oldukça yeterli bir kadrosu var. Bünyesinde Halil Berktay, Suraiya Faroqhi, Fikret Adanır ve Metin Kunt gibi uluslararası şöhrete sahip isimlerin yanı sıra lisans ve yüksek öğrenimlerini Türkiye’nin ve dünyanın seçkin üniversitelerinde tamamlamış Faruk Yaslıçimen (Münih doktoralı), Fatih Çalışır (Georgetown doktoralı), Şakir Yılmaz (Bilkent doktoralı), Vehbi Baysan (Manchester doktoralı), Mehmet Özay (Marmara doktoralı), Merve Aktar (Southern California doktoralı) ve Emine Hoşoğlu Doğan (Utah doktoralı) gibi genç ve iyi yetişmiş bir Yrd. Doç. kadrosu da bulunmaktadır.

Tarih bölümümüz, (üniversite mevzuatının belirlediği şekliyle) öğrencilerin tüm bölümlerle çift anadal veya yandal yapmasına izin vermektedir. Yeterli şartları sağlayan tüm öğrencilerimiz arzu ettikleri takdirde üniversitenin diğer bölümleriyle çift anadal yapabilirler. Aynı şekilde farklı bölümlerden öğrenciler bölümümüze çift anadal veya yandan başvurusunda bulunabilirler.

Bölümün eğitim dili %100 İngilizcedir. Ancak ilk senelerde Türkçe yan programlar koyarak öğrencilerin entelektüel gelişimini ana dillerinde de destekliyor olacağız. Örneğin, Tarih bölümü hazırlık öğrencileriyle Çarşamba günleri otobiyografik okumalar yapıyor ve Halil Berktay, İlber Ortaylı, Kemal Karpat, Ahmet Yaşar Ocak, Eric Hobsbawm, Sencer Divitçioğlu, Sina Akşin, Fuat Sezgin gibi tarihçilerin otobiyografik söyleşilerini okuyup tartışarak erken dönemde önemli tarihçilerin tecrübelerinden istifade etmelerini sağlıyoruz. Bu toplantılara tüm öğrencilerimiz ve bölüm hocaları aynı anda katılıyor ve herkes konuşuyor.

Danışmanlık sistemini aktif olarak yürütüyoruz. Bölümde her bir öğrencinin akademik danışmanı oluyor ve öğrencilerle muvakkat toplantılar yapılıyor. Başka türlü sıkıntılarını da paylaşmak için ya da hangi alanda neler okumaları gerektiği konusunda bilgi almak için de randevu almadan gelip bizimle istişare edebiliyorlar.

Öğrenciler, üniversite bünyesinde kurulması planlanan merkezler veya yürütülecek projelerde 2. sınıftan itibaren destek verebilirler. Bu  okuyan öğrencilerimiz önemli bir tecrübe kazanımı sağlayacaktır.

İbn Haldun Tarih Lisansı öğrencilerine karşılaştırmalı bir tarih vizyonu sunuyoruz. Bu sebeple, öğrencilerimiz sadece Türkiye tarihi değil aynı zamanda Avrupa ve Asya tarihi hakkında da malumat sahibi olacaklar. Örneğin, “Çin, Hindistan ve Japonya” dersi öğrencileri Asya kıtasına açacak, “Üç Barut İmparatorluğu: Osmanlı, İran ve Mughal” 16. yüzyılın üç hükümran Müslüman devletini mukayeseli olarak inceleme imkânı verecek.

Lisans öğrencileri için ders programımızda Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Felsefe, Psikoloji gibi bölümlerden ders alabilmeleri için yeterince boşluk bırakıyoruz. Böylece ilgi alanları doğrultusuna kendilerini geliştirme imkânı da sunmuş oluyoruz. Az sayıda seçkin öğrenciler olacakları için öğretim üyeleriyle aktif danışmanlık sistemi sayesinde diğer ilgilerini fark etme ve ona göre başka bölümlerden ders seçme olanakları yüksektir. İlginin çok yoğunlaştığı durumlarda zaten yan-dal ve çift-anadal seçenekleri düşünülmeye başlanır.

İbn Haldun bir yüksek tahsil üniversitesi (graduate school) olacağı için lisans öğrencileri önemli çalışmalara imza atan veya atacak ve dünyanın farklı coğrafyalarından gelecek doktora öğrencileri ve araştırmacılarla tanışma ve onların seminerlerini de dinleme imkanına kavuşabileceklerdir. Üniversite bünyesinde yapılacak çok sayıda proje ve etkinliğe katılma imkânı da yine onlara bir şeyler katacaktır. Peyderpey açılması planlanan araştırma merkezleri bünyesinde belli vazifeler olmaları mümkündür.