Felsefe Atölyeleri

Felsefe Atölyeleri 2018-07-19T14:30:04+00:00

Felsefe-Bilim Nedir? – Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı

İnsan, bilgisi üstüne katlanarak bilen beşer demektir. Filozof, bilgi’yi ve onun zihnindeki yapıtaşı durumundaki kavram’ı kendine konu edinen kişi olması bakımından sistemleştirilmiş bilgiler bütünlüğü biçimde özetleyebileceğimiz bilim’in bilgini’dir. Bu durumda, bilgi üreten bilim, onun ürettiği bilgiler üstünde düşünen de felsefedir. Felsefe, bilimin ürettiği bilgiler üstünde dönüp tasarılar oluşturmasaydı, bilim iş görmez duruma düşerdi. İkisinin birarada temsilettiği kudret olağanüstüdür.

Bu kitap, din ile görünürler dünyası arasında kalan kesimde akıl yürütme kılavuzluğunda bilgi üretip, üretileni sınayan kurumlaşmış felsefe-bilimin ortaya çıkışı ile işleyişini tarih arkaplanı çerçevesinde belirleyip açıklamaya çalışmaktadır.

Aşkın Ontolojisi – Prof. Dr. Habip Türker

Sevgi nedir? Sevgi toplumsal işlevi, nesne kapsamı en fazla olan, bazı durumlarda aşkla en fazla karıştırılan duygumuzdur. En genel, soyut yanıyla sevgi bilinç sahibi tüm varlıklarda, yani hayvanlar ve insanlarda ortak olan doğal bir yakınlık duygusudur. Ancak her yakınlık duyma sevgi değildir. Peki, sevginin türleri olarak Şefkat, Aşk ve Tanrı Aşkı nedir? Bunlar karşıt özler içerir mi?

Çağdaş İslam Düşüncesinin İşlevi Ne Olmalıdır? – Doç. Dr. Burhan Köroğlu

Batı karşısında son iki yüzyıldır yaşanan başarısızlıklar karşısında İslam dünyasında bir sorgulama süreci başlamış ve bir dizi ıslahat çalışması mali, idari, askeri ve fikri müesseseler bazında yapılmaya çalışılmıştır. İşte çağdaş İslam düşüncesi olarak isimlendirebileceğimiz düşünce alanı, bu ıslahat çalışmalarının prensipleri, metodları, imkanı gibi alanlar üzerinde yoğunlaşan, düşünür, alim ve edebiyatçıların çalışmalarını eleştirel metodlarla inceleyen bir alandır. Bu seminerde Çağdaş İslam düşüncesinin bu çabalarının bir sunumu ve eleştirel incelemesi yapılacaktır.

Gördüğünü Anlamak – Dr. Öğretim Üyesi Muhammet İkbal Bakır

Görmek ve anlamak; en temel insani durumlardan ikisi. Bir açıdan bakıldığında; biri görünür ve nesnel olanı diğeri saklı ve öznel olanı, biri yüzeysel ve aldatıcı olanı diğeri derin ve hakiki olanı ifade eder olarak görünür. Böylece, bu iki durumu bir zıtlık olarak düşünürüz. Halbuki tam aksi bir bakış da mümkündür: görmek ve anlamak, zıt olamayacak kadar beraber bulunurlar zira ne gördüğümüz, ne anladığımız tarafından koşullanmıştır yahut anladığımız şeyi görürüz. O halde görmek ve anlamak, her halukarda, bir farkı ve bir aynılığı ifade eder. Görmeyi öncelemek, özneyi köleleştirirken anlamayı öncelemek özneyi meczuplaştırabilir. İşte bu ikisinin birbirine tercih edilemediği ve indirgenemediği yerde felsefe, mümkün cevaplar arar ve kendine bir yol bulmaya çalışır. Evet felsefe, bir ‘aralıkta durma’ sanatıdır ve tekinsizlikle yüzleşme cüret ve sorumluluğu gerektirir!

Evrenin Gizemleri – Dr. Öğretim Üyesi Enis Doko

Bu atölyemizde Evrenin çeşitli gizemleri ele alınacak, özelde evrenin ortaya çıkışı ve yaşam için uygun olacak şekilde hassas bir ayara sahip olması olgularına odaklanılacaktır. Önce evrenin oluşum tarihinde kısa bir yolculuğa çıkacak, evreni oluşturan temel yapıtaşları ile bunların davranışını belirleyen temel etkileşimler tanıtılacaktır. Bu kısa ve yalın bilimsel yolculuktan sonra bu temel yapıtaşları ile temel kuvvetlerin yaşamın ortaya çıkması için hangi özelliklere sahip olması gerektiği tartışılacaktır. Evrenin temel sabitlerinin yaşamın ortaya çıkması için çok hassas bir değere sahip olduğu gösterildikten sonra, bu sonucun olası felsefi imaları tartışılacaktır.

Akıl Nedir? – Arş. Gör. Rıza Tevfik Kalyoncu

Çoğu zaman Felsefe ve akıl ayrılmaz bir ikilidir diye düşünürüz. Acaba bu düşünce doğru mu? Akıl duyulardan, duygulardan, hayallerden bağımsız olarak çalışabilir mi? Aklı tanımlamak mümkün mü? Gündelik hayatta kullandığımız anlamıyla aklın farklı anlamlarını, birbirimize açarak kendi örtük fikirlerimizin temeline inecek ve felsefenin büyük ustalarının görüşlerine kulak vereceğiz.