Psikoloji Atölyeleri

Psikoloji Atölyeleri 2018-06-05T09:25:43+00:00

Genç İnsanın 8 Sorumluluğu – Prof. Dr. Medaim Yanık

Her insan tekinin yaşamaktan dolayı muhatap olmak zorunda olduğu meseleler vardır. Bu sunumda bu meseleler konuşulacaktır. Bu anlamda konuşulacak 8 mesele şöyle olacaktır:
1-Varoluşun anlamını kavramak,
2- Entelektüel bir zihin geliştirmek,
3- Ahlaklı ve erdemli davranışlar geliştirmek,
4- Sosyal bağlar inşa etmek,
5-Yeteneklerini geliştirmek,
6- Akademik ve meslek kariyeri kurmak,
7- Bedeni eğitmek ve sağlığı korumak,
8- Eşini bulmak ve aile hayatı sürdürmek.

Şizofrenlere Ne Yapmalı? – Prof. Dr. Medaim Yanık

Türkiye’de 350.000 şizofreni hastası olduğunu tahmin ediyoruz. Aileleri ile birlikte bir milyon kişiyi bulan bir topluluk. Şizofren olmak hem kişiyi hem de ailesini derinden etkiliyor. Bu sunumun ana sorusu şu: Şizofrenleri ne yapmalı? Aslında bu soru tarihsel. Tarihin farklı dönemlerinde, farklı toplumlar, farklı cevaplar üretmişler. Eğer bu cevaplara o dönemde “şizofrenlere ne yapıldığı” açısından bakarsak dört farklı dönemle yüz yüzeyiz. Bu atölyede Bağdat’ta 750’li yıllarda açılan psikiyatri hastanelerinden günümüze uzanan bir süreç anlatılacaktır.

Çocukluk Çağı Travmatik Yaşantıları Psikolojimizi Nasıl Etkiler? – Prof. Dr. Medaim Yanık

Çocukluğumuzun nasıl geçtiği erişin ruh halini etkiler. Çocukluktaki olumlu bağlanma, pozitif yaşantılar, duygusal ihtiyaçlarımızın karşılanması erişkin döneminde ruh halimizi olumlu etkiler. Çocukluk çağında yaşadığımız travmatik yaşantılar ise erişkin dönemde hem kişiliğimizin örgütlenmesini olumsuz etkiler hem de psikiyatrik rahatsızlıklara yatkınlık oluşturur. Bu sunumda çocukluk dönemi yaşantıları ile erişkin psikolojisi ilişkisi çok yönlü olarak ele alınacaktır.

Kendimizi ve Bir Başkasını Nasıl Anlayabiliriz? – Prof. Dr. Medaim Yanık

İnsanın hem kendisini hem de başkalarını tanıması hayati bir mesele. Fakat bu tanıma işi ne kadar elzemse, bu işi gerçekleştirmek o derece zor. Çünkü insanı çok sayıda unsur dinamik ve organik şekilde etkileşerek oluşturur. Örneğin fiziksel özelliklerimiz, kişilik özelliklerimiz, zekâ ve yeteneklerimiz, sosyal kimliğimiz ve hayat felsefemiz bir araya gelerek her birimizi farklı bir insan yapar. Bu sunumda kendimizi ve başkalarını tanıma işi için yaklaşım gösterilecektir.

Ön-Yargı ve Ayrımcılık: Nedenleri ve Azaltma Yöntemleri – Prof. Dr. Üzeyir Ok

Bu sunumda gruplar arası olumsuz tutum ve davranışlarla ilgili konuların nasıl kavramsallaştırıldığı (kalıp yargı, yanlılık, önyargı, etnomerkezcilik vb.) bu kavramların altında yatan psikolojik dinamikler ve kavramların (disclosure) ne olduğu, bunların hangi diğer kişilik özellikleriyle bir ilinti ağı oluşturduğu konuları ele alınacaktır. Bu tür tutumlara nelerin sebep olduğu üzerinde durulduktan sonra bunları azaltan teknikleri üzerinde duruluacaktır.

Takıntılı Düşünceler ve Zorlanımlı Davranışlar: Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri – Prof. Dr. Üzeyir Ok

Bu sunumda halk arasında “takıntı” hastalığı olarak bilinen obsesif-kompülsif bozukluk (OKB) hakkında bilgi verilecektir. Öğrencilere önce bu hastalığın nasıl olduğu konusunda kısa bir vidyo izletilecek ardından OKB’nin tanımı ve türleri konusunda bilgi verilecektir. OKB tanısı alan kişilerin diğer kişilik özellikleri ile bu hastalığa eşlik edebilecek diğer psikolojik bozukluklar tanıtılacaktır. OKB’nin yaşamı nasıl zorlaştırdığına değinilecek, ardından OKB’nin nedenlerinden ve oluşum mekanizmalarından bahsedilecektir. Ardından OKB’nin nasıl tedavi edilebileceği konusuna değinilerek ve bir kaç öneride bulunularak sunum tamamlanacaktır.

Kişilerarası Çekicilik – Prof. Dr. Üzeyir Ok

Bu sunumda öğrencilere kısa bir test yaptıktan sonra evlilik öncesi dönemin önemli konularından kişilerarası çekicilik konusu farklı yönleriyle ele alınacaktır. Fiziksel güzelliğin önemli göstergesi olan yüz güzelliğinin nasıl algılandığı, ideal eş aramada kullanılan güvenirlik, çekicilik ve zenginlik gibi kriterlere nasıl bakıldığı, kişileri sevmeye götüren fiziksel yakınlık, tanıma düzeyi, benzerlik (tutum benzerliği türlerinin) konularına değinilecektir. Yine sosyal değiş-tokuş kuramı üzerinden gelecekle ilgili eş seçiminde insanların neleri hasaba kattığı konularıne değinilecektir. Sonuçta bu kuramlara yerel bir eleştiri de getirilecektir.

Çocukluk Dönemi Ruhsal Sorunları – Prof. Dr. Ömer Mücahit Öztürk

İnsanın ruhsal yapısı duygu, düşünce ve davranışları değerlendirilerek incelenebilir. Birbirleriyle çoğu zaman iç içe girmiş bu yapıda oluşan sorunlar, psikiyatrik (ruhsal) bozukluklar olarak karşımıza çıkar. Çocuklar da aynen erişkinler gibi yapısal ya da çevresel nedenlere bağlı duygu, düşünce ve davranışlarında sorunlar yaşarlar. Gelecekte ruh sağlığı yerinde bireyler olabilmeleri için çocukların yaşadıkları psikolojik sorunların erken müdahale ile çözülmesi çok değerlidir.

Ergenlik Karmaşası – Prof. Dr. Ömer Mücahit Öztürk

Çocukluktan erişkinliğe geçişte kendisinde var olan bedensel, cinsel, duygusal ve bilişsel değişmelere uyum sağlamaya çalışırken ve kendi kimliğini oluştururken, ergen kendine çabuk ve kestirme yollar arar. Var olan bedensel değişikliklerle birlikte kendini güçlü ve her şeyi başarabilir gibi hissetmesi riskli davranışları sergilemesinde tetik çekici rol oynar. Ancak ergenlik dönemi her ergen için sıkıntılı ve çalkantılı geçmez. Bu dönemi sakin, riskli davranışlar içine girmeden aile çevresiyle uyumlu biçimde geçiren ergenlerin sayısı az değildir.

Gördüklerim ve Algıladıklarımın Ne Kadarı Gerçek? – Dr. Öğretim Üyesi Burcu Uysal

Duyu organlarından aldığımız verilerin değerlendirilmesinden başlayan, algı ve kavrama ile devam eden sürece dair bir bilgi verilir. Ardından optik illüzyon örnekleri ve algıyla alakalı oyunlarla kişilerarası algı farklılıklarına örnekler verilerek, öğrenciler buradaki yorum farklarının temel dayanağıyla alakalı fikir yürütmeye ve bu konudaki görüşlerini tartışmaya teşvik edilirler. Bu algı farklılıklarının günlük hayattaki karşılıkları üzerine de kafa yorularak bakış açılarını değiştirme konusunda bir farkındalık oluşturulur.

Hafızanın Çıkmazları – Dr. Öğretim Üyesi Burcu Uysal

Çeşitli nedenlerle beynin yapısında oluşan kimi hasarlar hafıza problemlerine sebep olabilir ve günlük hayat kalitemizi direk etkileyebilir. Peki beynin biyolojik yapısıyla alakalı sıkıntı yaşamayan insanlar olarak hafızamıza ne kadar güvenebiliriz? Hafızamızın çalışma tarzını ne kadar biliyoruz? Hafıza anlık duygularla yakından alakalı bir şekilde işler ve anlık duygularımızın etkisiyle bizi yanıltabilir.

Sınırları Tanıma ve Hayır Diyebilme Sanatı – Dr. Öğretim Üyesi Burcu Uysal

Sınırlar gerekli midir? Hayatın hangi alanlarında, kimler sınırlara muhatap olurlar? gibi soruların cevaplarını bulmaya yönelik bir beyin fırtınasının ardından, daha çok kişisel sınırlarımızı belirleme sanatına odaklanılır. Sınır koymanın günlük hayattaki en önemli alt başlıklarından biri olan ‘hayır diyebilme’ üzerine yoğunlaşılarak bu konuda gerekli beceriler kazanmaya yönelik pratik uygulamalar yapılır.